Sosyal Medya Hesabından Yaptığı Paylaşımdan Dolayı Tazminatsız İşten Çıkarılan İşçiye Sevindirici Haber Yargıtay’dan Geldi

Primlerini alamadığını sosyal medya aracılığı ile paylaşan işçi, patronu tarafından işten kovuldu. Kovulduğu iş yerinden tazminat alamayan işçi konuyu mahkemeye taşıdı. işçiyi sevindiren haber Yargıtay’dan geldi. Mahkeme, kararda işverene fesih hakkı vermediğine hükmetti.

Çalıştığı iş yerinde primlerini alamayan işçi, sosyal medya hesabında paylaştığı sitem içerikli yazıdan dolayı işten atıldı. İşçinin, işverene seslenerek “iğne ucu kadar hakkım geçtiyse helal etmiyorum” ifadelerinden dolayı kıdem ve ihbar tazminatını bile alamayan işçiye sevindiren haber Yüksek Mahkemeden geldi.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMINDAN DOLAYI TAZMİNAT ALAMADI

Çalıştığı iş yerinde primlerinin ödenmediğini iddia eden işçi, sosyal medya hesabından işvereni işaret ederek sitem içeren söylemlere yer verdi. Yaptığı paylaşımda; “Uzun yıllardır bir fiil gece gündüz demeden saygı ve sevgi ile hizmet verdik. Gerçekten saygımız çok büyüktü, yatağımıza yattığımızda içimiz rahattı. Burası bizim ailemizdi. Biz ki uzun yıllardır bayram seyran demedik hep birlikte bir aile olduk ya da olduğumuzu sandık. Farkettim ki bize yaşattıklarınızla siz bizdeki saygımızı öldürmüşsünüz. Bize uzun uzun anlatıldı ve üstüne basa basa ‘kimse sıfır almayacak’ dendi ama ne yazık ki sizler bizim üstümüze basa basa bu sıfırları her şeye rağmen bize reva gördünüz. Bugün hesabıma baktım ki ne yazık. Tam da şu mübarek zamanda tam da bayram üstü bu bize reva mıdır. Bize bunları yaşatan, destek veren, imkan tanıyan her kim ise sizler bizim ve evlatlarımızın rızkıyla oynadınız. Dilerim Rabbim’den sizlerde bunları yaşamadan can veremezsiniz. Şu mübarek günde eğer ki toplu iğnenin ucu kadar hakkım geçtiyse bile asla ve asla helal etmiyorum” ifadelerini kullanan işçi, tazminatsız şekilde işten çıkarıldı.

İş Mahkemesinin yolunu tutan mağdur işçi, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istedi. Tarafları dinleyen mahkeme, işçinin işe iadesine hükmetti. Kararı işveren avukatı temyiz edince devreye Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi girdi. Daire, davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne, İş Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine hükmetti. Bu kararı da davacı avukatı temyiz edince davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi.

SON SÖZÜ YARGITAY SÖYLEDİ

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin işverene yönelik sitemkar ifadelerinin kovulma sebebi yapılamayacağına hükmetti. Davacı tarafından yapılıp paylaşılan yorumun hakaret ve sataşma niteliğinde olmadığına dikkat çekildi. Yargıtay kararda şu satırlara yer verdi:

“Davacının paylaştığı yorumunda primlerin ödenmemesine yönelik olarak hislerini, düşüncelerini ve eleştirilerini açıkladığı ortadadır. Davacının davranışının tek başına 4857 sayılı Yasanın 25. maddesi kapsamında haklı neden ağırlığında olmadığı, 4857 sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede de söz konusu paylaşımların iş ilişkisinin devamını çekilmez kılacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının yaptığı bu paylaşım nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar gördüğüne, çalışma düzeninin bozulduğuna ilişkin de bir delil bulunmadığı da unutulmamalıdır. Buna göre davacının yaptığı paylaşımın işverene haklı bir nedenle fesih imkanı vermeyeceği gibi geçerli nedenle fesih imkanı da vermeyeceği anlaşılmıştır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince feshin geçerli nedene dayandığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine hükmedilmiştir.”

Yargıtay’dan Karar! “Lan” Demek Tazminat Sebebi

Yargıtay, personeline “lan” diye hitap ederek, vücuduyla alakalı şaka yapan müdürün manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti.

Yargıtay, müdürün kendisine vücuduyla ilgili şaka yaptığını ve “lan” diye hitap ettiğini ileri süren personele tazminat ödenmesine hükmetti.

Çalıştığı iş yerinde müdür yardımcısı olarak görev yapan personel, müdür H.B.’nin kendisine yönelik “lan” diye hitap ettiğini, aynı zamanda fazla mesailerinin ödenmediğini, sigorta primlerinin sigortaya eksik yatırıldığını, mobing uygulandığını öne süren kişi iş akdini tek taraflı olarak feshetti.

İş Mahkemesi’nin kapısını çalan mağdur personel, iş akdinin haklı olarak feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etti. Mahkemede savunma yapan davalı işveren avukatı ise davacının iş akdini tek taraflı feshederek iş yerini terk ettiğini, fazla çalışma yapılmadığını, resmi tatillerde çalışma yapılmadığını, ücretlerinin ödendiğini, mesnetsiz iddialarla ve hukuka aykırı şekilde açılmış iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, mağdur personelin işe iade ve tazminat talebini geri çevirdi.

YARGITAY’DAN EMSAL KARAR

Davacı müdür yardımcısı kararı temyiz etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Davacının çirkin ithamlara maruz kaldığının hatırlatıldığı Yargıtay kararında, “Konuyla alakalı işverenin müdür H.B.’yi uyarmasına rağmen bu davranışlarının devam ettiği ve bu olaylar sonucunda davacının psikolojik olarak rahatsızlandığı iddia ederek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Tanıklar da müdürün, davacıya ağza alınmayacak şekilde cümleler kullandığını dile getirmişlerdir. Davacının kendisine olumsuz davrandığını iddia ettiği H.B., davalı tanık olarak verdiği ifadesinde davacıyla arasında şaka mahiyetinde sözler olduğunu belirterek, ‘Aramızda argolu konuşmalar oluyordu. Samimiyetten kaynaklanan biçimde birbirimize ‘lan’ kelimesi kullanarak şakalar yapıyorduk’ şeklinde beyanda bulunmuş, davacı iddialarını kaçamaklı olarak doğrulamıştır. Bu delil durumu karşısında işveren vekili durumundaki müdür H.B.’nin davacıya karşı vücudundan bahsederek hakaret ettiği bu şekilde kötü davranıp kişilik haklarına saldırıda bulunduğu ispatladığından davacı lehine bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Kararın oy birliği ile bozularak davacının işe iadesine hükmedilmiştir.”

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırmacı Alımı Sınırlı Olabilir!

Yeni yıla girmeden 31 Aralık tarihli resmi gazetede yayınlanan Ceza Mahkemesinde Uzlaştırma yönetmeliği değişti. Buna göre 2020 yılında Uzlaştırmacı alım sayısı sınırlı olabilir.

Resmi gazetenin 31 Aralık tarihli sayısında yeni bir yönetmelik değişikliği açıklandı. Resmi gazetede açıklanan yönetmeliğe göre Ceza Mahkemesinde uzlaştırma yönetmeliği değişti. 2020 yılı itibari ile uzlaştırmacı alım sayısı sınırlandırılabilir. İşte haberin tüm detaylar..

 Resmi Gazetede 31 Aralık 2019 tarihinde yeni bir yönetmelik kararı açıklandı. Açıklanan karara göre 30995 sayılı 4.mükerrer sayısında Adalet Bakanlığından Ceza Mahkemesinde Uzlaştırma yönetmeliği değişti.

Resmi gazetede açıklanan karara göre yönetmelikte yapılan değişiklikler:

Uzlaştırmacı için verilen süreler uzatıldı. Ek sürede iki kez uzlaşma bürosundan sorumlu Cumhuriyet savcısı iki kez süre uzatabilecek.

Başvuru şartlarından biri olan öğrenim şartlarında hukuk fakültelerinde mezun olmak, 4 yıllık polis akademisinden mezun olmak, diğer bölümlerde hukuk bilgisine yeterince sahip olan bölümlerden mezun olmak istenilecek.

Adalet Bakanlığı uzlaşmacı ihtiyacına göre alım yapacak. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alan adaylar başarılı olacak ve uzlaştırmacı ihtiyacına göre en yüksek puandan en düşük puana göre sıralama yapılacak. İhtiyaç sayısı kadar uzlaştırmacı alınacak.

Uzlaştırma yönetmeliğinin 8.maddesinde uzlaştırma kapsamına giren suçlar ile uzlaşma kapsamında olmayan suçlar bir arada işlendiğinde uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği ifade edildi.

Diğer yandan Alternatif Çözümler Dairesi Başkanlığı tarafından eğitim izni veren kurumlar 2019 yılı itibari ile eğitimlerini tamamladı. Yapılacak sınav için Adalet Bakanlığı AÇDB tarafından duyuru açıklanması bekleniyor.

Ceza Mahkemesinde Uzlaştırma